Günümüz erkekleri de en az kadınlar kadar ‘iyi görünmek’ istiyor. Bu nedenle giyimlerine, fiziksel görünümlerine ve elbette saçlarına önem veriyorlar. Yalnız bazı erkekler özen gösterecek kadar saç sahibi olamayabiliyor veya mevcut saçlarını yavaş yavaş kaybediyor. Dünyada ve Türkiye’de dermatologların tavsiyesi ile uygulanan ‘haplı medikal tedavi’ saç dökülmesini engellediği gibi yeni saçların çıkmasını da sağlayarak kel erkeklerin umudu oldu.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Kölemen, haplı tedavinin uzmanlar tarafından tercih edilen kolay uygulanan ve güvenilir bir tedavi şekli olduğunu belirtiyor. Erkek tipi saç dökülmesinin birçok sebebi ve çeşidi olabildiğini ifade eden Kölemen “Mantar veya bakteri gibi bir enfeksiyona bağlı olarak saç dökülmesi ortaya çıkabilir. Ya da strese bağlı, bölgesel saç dökülmesi yaşanabilir.” dedi. Erkeklerde genellikle hormonlara bağlı dökülmelerin gözlendiğini söyleyen Dr. Kölemen, erkeklerin yüzde 50’sinde bu tip dökülme görüldüğünü, genetik yani kalıtsal faktörün etkili olduğunu kaydediyor. Babasında saç dökülmesi sorunu olan bir gençte de bu problemin yaşanma oranı yüzde 30 ile 50 arasında. Sadece babasında değil, ağabeyinde de dökülme varsa bu oran biraz daha artıyor. Stres, keder ve üzüntü nedeni ile adeta Türk filmi gibi bir gecede saçları dökülen kişiler de oluyor. Dr. Kölemen, saç dökülmesi şikayeti ile gelen erkekleri hormonlarıyla birlikte psikolojik olarak da irdelediklerini, bazı tedavilerde psikolog ve psikiyatrist desteği aldıklarını ifade etti.
Tedavi en az 1 yıl sürüyor
Şu anda tüm dünyada uygulanan, Amerikan Gıda ve İlaç Örgütü (FDA) onaylı ‘haplı medikal tedavi’nin üzerinde uzun zamandır çalışıldığını belirten Prof. Dr. Fikret Kölemen, bu tedavi yöntemi hakkında şu bilgileri verdi: “Günde bir defa, ağızdan tablet olarak alınan finasterid tedavisi üzerine geçmişte birçok çalışma yapıldı, bugün de bazı çalışmalar var. Mesela bu tedaviyi kullanan erkeklerde bazı cinsel işlev bozuklukları olabileceği ortaya atılmıştı. Ancak dünyada ve üniversitemizde yapılan çalışmalara göre böyle bir şey söz konusu değil. İtalya’da da ürologlarla bu amaçla bir anket yapılmıştı. Sonuç olarak böyle bir ihtimalin yok denecek kadar az olduğu ortaya kondu. Bu konu yakın zamanda Barselona’da Avrupa Saç Derneği’nin bir kongresinde de gündeme geldi. Aynı sonuçlar elde edildi. Yani bu tedaviyi alan kişinin cinsel yaşamı herhangi bir tehdit altında değil.”
Haplı tedavi, antibiyotik veya ağrı kesici gibi kısa süre kullanımlı değil, en az 1 sene sürüyor. Zaten ilk 6 aydan sonra gözle görülür sonuç alınmaya başlanıyor. Üçüncü aydan itibaren fotoğraflar çekilerek durumundaki iyileşme aşama aşama kişilere gösteriliyor. Belirgin farkı gören erkeklerin tedavi istekleri artıyor. Birçok insanın uzun süre tedavi olmayı ve ilaç almayı istemediğini dile getiren Dr. Kölemen, “Bir de çok evhamlı olanlar var. Örneğin, çevrelerinden bir şey duyuyorlar ya da okuyorlar. Sonra bize gelip ‘yan etkisi varmış’ diyorlar. Saç neticede kozmetik bir olay. Ancak ‘saç dökülmesi’ yapılan tetkikler neticesinde bilimsel bir durumdur. Böyle bir durum da ancak bilimsel bir yolla tedavi edilmelidir. Aksi takdirde kişi hem ekonomik hem ruhsal olarak yıpranabilir.” diye konuştu. |