| |
|
|
| | ID: | 3434 | | Baslik: | Aksiyon dergisi hakkında | | URL: | http://www.aksiyon.com.tr | | Aciklama: | 1994'ten beri sürekli yükselen başarı grafiği ile Türk haber dergiciliğinde önemli bir boşluğu dolduran ve tarzıyla kendi ekolünü oluşturan Aksiyon dergisi, son beş haftadır aynı kulvarda yarıştığı diğer haber dergilerinin promosyonlu satışlarına rağmen 20 bine yaklaşan net satış rakamlarıyla birinciliğini koruyor. Dağıtım kanallarındaki tıkanıklık aşıldığı takdirde şu andaki duruma göre satış rakamlarının 40 bine ulaşacağnı belirten Aksiyon'un Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Kamış, uzun vadedeki hedeflerini ise 100 bin olarak açıklıyor. Mehmet Kamış ile Aksiyon'un bugünkü başarısının sebeplerini ve geleceğe dair planlarını konuştuk.
Aksiyon, promosyon vermediği halde nasıl en çok satılan dergi oluyor?
Daha önce de birinci olduğumuz, 'Türk dergicilik tarihinde en çok satan dergi' unvanını aldığımız haftalar da oldu. Türkiye'de haber dergiciliği yapan üç dergi var: Aktüel, Tempo, Nokta ve Aksiyon. Birincilik bu üçü arasında değişiyordu. Diğer dergiler, promosyon verdikleri zaman bizi geçiyorlardı, promosyon vermedikleri her hafta da biz birinci oluyorduk. Şimdi promosyon veriyor olmalarına rağmen yine dergimiz birinci. Burada şöyle bir şey yaptık; özellikle büyük şehirlerde dergiyi okumak isteyip de ulaşamayan, bir şekilde unutan ya da çeşitli nedenlerden dolayı alamayan okuyucularımıza Zaman gazetesinin dağıtım kanallarını kullanarak Aksiyon'u biz ulaştırıyoruz. Abonelik denilebilir buna. Bu şekilde 3-4 bin okuyucumuz var.
Daha önce böyle üst üste beş hafta birincilik olmuş muydu?
Olmuştu ama şu anda en istikrarlı dönemdeyiz. Dergi her geçen gün tirajını artırıyor. Bu sürecin devam edeceğini düşünüyorum. Türkiye'de dergicilik çok ciddiye alınmadığı ya da yerleşik bir geleneği olmadığı için, etkinliği de olmadığından çok belli yerlerde bulunuyor haber dergileri. Türkiye'nin her yerinde bulunmuyor. Bizi okumak ve bize ulaşmak isteyen çok büyük bir kitle olmasına rağmen, dağıtım kanallarıyla ilgili problemlerden dolayı Türkiye'nin her yerindeki okuyucuya ulaşamıyoruz. Bu bizim satışımızı zorlaştırıyor. 'Derginizi bulamıyoruz, bayilerde yok.' diye çok şikayet geliyor. Şöyle bir handikap da var: Günlük sirkülasyonda, koşturmada özellikle büyük şehirlerde dergi unutuluyor. Gazete günlük olduğu için unutmak daha zor ama dergi haftalık olduğu için unutuluyor. Onun için bizi okumak isteyenlere kendimiz götürme yoluna gittik.
Dağıtım problemi diğer dergiler için de var. Onların böyle bir şansları var mı?
Öyle bir şansları yok; ama onlar da bu sıkıntılarını promosyon vererek gideriyorlar ve bizden daha iyi reklam yapıyorlar. Televizyon kanallarını bizden daha çok kullanıyorlar. Ancak, bu şekli deneseler dahi başarılı olacaklarını zannetmiyorum, çünkü sattığınız derginin de kitleselleşmesi lazım. Ben arabam yoksa bir araba dergisini, ya da mimar değilsem bir dekorasyon dergisini almam. Neticede bütün toplum kanallarına hitap etmek için okuyucunun kendisini bulabileceği bir yayın çizgisinde olmak lazım. Türkiye'de haber dergileri belli bir üst kesime, gelir seviyesi ya da hayat tarzı fantezilere dayanan bir kesime hitap ediyor. Onun için de bu yayın çizgisinde bundan daha iyi bir tiraja erişebileceklerini zannetmiyorum.
Aksiyon'un çizgisinin farkı nedir?
Daha çok haber ve olayların arka planına yönelik, magazinel olmayan, skandal ve sansayona dayanmayan bir yayın çizgimiz var. Gürültü çıkarmaya yönelik bir çizgimiz yok. Gündemi takip eden ama gündemin görünmeyen kısmını ortaya çıkarmaya çalışan bir yayın anlayışı. Bir de görünmeyen; ama toplumun sürekli yüz yüze olduğu haberlerle de ilgileniyoruz. Mesela beslenme konusu aslında herkesin gündemidir. İnsan sürekli beslenir, ama bu hiçbir zaman televizyon kanallarında haber olarak yer almaz. Ama, siyasetten, ekonomiden, gizli servislerden daha çok yüz yüze olduğumuz bir konu beslenme. Bu hayatın içinden konu bizim ilgi alanımızdır. Bir sıcak gündem var, bir de her gün hepimizin gündeminde olmasına rağmen farkında olmadığımız ya da dillendirmediğimiz bir gündem var. Biz bu dillendirmediğimiz gündemle de ilgileniyoruz. Zaten dergiciliğin ruhunda da bu var. Bakıyorsunuz gizli dosya, istihbarat, siyaset değil de bakıyorsunuz kolesterol konusu Time'a kapak olabiliyor.
Bu tür konular ortalama insanları ilgilendiriyor; ama bununla birlikte dergi okuru daha elit bir okur. Türkiye'deki ortalama insanlar beslenme konusunu ciddiye almazlar. Hayatı bilinçle yaşamak isteyen kesimin ise ilgisini çekiyor. Hayatı daha bilinçle yaşamak isteyen bir okur kitlesi var. Dergiciliğin geninde de bu vardır zaten. Sanatçı (!) sıfatlı magazinel kişiliklerin yaptıkları ya da bir cinsel fantezi ile ilgili haber Türkiye'de on bin kişiyi ilgilendirir. Oysa, beslenme problemi ile ilgilenen, sağlıksız beslenmeden dolayı rahatsız olan çok daha geniş ve yüz binleri bulan bilinçli bir okur kitlesi var. Bizim hedeflediğimiz, okuyacağını düşündüğümüz okur kitlemiz bu. Hayata bilinçle bakıyor, belli bir yaşama tarzı var, yaşama biçimi, hayatı bir algılayış biçimi var.
Son beş haftadaki kapak konularınız nelerdi?
Ben bu tiraj artışını kapaklarımıza bağlamıyorum. Bununla birlikte, kamuoyundan çok büyük tepkiler aldığımız kapaklar da yaptık. Ama buradaki ince espri dağıtım kanallarındaki sıkıntılara by-pass yaptık. 13-15 bin sattığımızda da derginin tirajı aslında 40 bin diyorduk. 19-20 bin satıyoruz ama; ben inanıyorum ki en az 40 bin tirajı var şu andaki haliyle. Daha büyük tanıtım, reklam yapılırsa bu rakam artar. Bu tıkanıklıktan dolayı 20 bin okurumuza ulaşamıyoruz.
Bu tıkanıklığı aşmak için yapmayı düşündüğünüz şeyler var mı?
Zaman gazetesinin mevcut kanallarını değerlendirmek istiyoruz. Ama 'hadi değerlendirelim' demekle bitmiyor. Bu süreç gittikçe ilerliyor.
Aksiyon'un okur kitlesi nasıl? Böyle bir araştırma yaptınız mı?
Daha önce böyle bir araştırma yapmıştık. Okur kitlemiz hayata bilinçle bakan insanlar. Belli bir eğitim almış, üniversiteyi bitirmiş, bulunduğu yerde yönetici ya da şef düzeyinde, belli bir ekonomik gücü olan bir okur kitlesi. Kolay kandırılmayan, kendine ait yaşama biçimleri olan bir kitle. Hata affetmiyor ve daha hatasız görmek istiyor. Sürekli tepkilerini dile getiriyorlar.
Okurlar kararlarınızı değiştirmenizde etkili oluyor mu?
Değiştiriyor tabii. Onların tavrı çok önemli. Okuyucuya rağmen bir şey yapılmaz, yapmamak da lazım. Bazen biz haklı çıkıyoruz, bazen okuyucu haklı çıkıyor. Bir konuda hata yapmışsak düzeltiyoruz. Hata olmadığına inandığımız zaman da tepki gösteren okuyucuyu arıyoruz, niye öyle bir tavır içerisinde olduğumuzu izah ediyoruz. Karşılıklı bir etkileşim var. Her tepki gösteren okura göre kendimizi yönlendirmiyoruz. Burada arayan herkese her zaman muhatap var. Fildişi kulede değiliz.
Dergide yapmayı düşündüğünüz değişiklikler var mı ?
Haber formatını çok değiştirmek istemiyoruz. Değişiklik yapmak lazım ama çok değişkenlik de geriye bir şey bırakmaz. National Geophrafic, Time gibi dergiler gelişiyorlar ama yıllardır çizgilerini değiştirmiyorlar. Tasarım, görsellik ve biçim olarak çok değişmek istiyoruz ama; yayın çizgimizi bozmak istemiyoruz. Yayın anlamında da bir geleneğin, bir ekolün olması gerektiğini düşünüyorum. Bu arada okuyucularımızla bir anket düzenleyerek dergimizin ebatlarını büyültmek istiyoruz. Bu tercihi kamuoyu yapacak.
Bunun haricinde uzun vadedeki hedefleriniz nelerdir?
Aksiyon'un en büyük hedefi Türkiye'de, gazete ve televizyonlar gibi etkili bir derginin var olmasını, dergiciliğin daha öne çıkmasını sağlamak. Türkiye'de dergicilik olması gereken yerde değil.
Dünyada bunun örneği var mı?
Dünyada, kamuoyunu yönlendirmede, etkinlik anlamında dergiler her zaman daha öndedir. Batı basınından örnek sayılacağı zaman daha çok dergi isimlerinin geçtiği görülecektir. Dergiler daha sağlıklı, daha oturaklı, bütün ayakları tamamlanmış haber verir. Türkiye gibi gündemi sürekli değişen, sürekli bambaşka modlara giren bir ülkede dergicilik de bu anlamda çok önemli bir hale geliyor. Böylesine kaygan gündem taşıyan bir ülkede dergicilik çok daha önemli, daha gerekli. Aksiyon dergisinin de ilk hedefi bu. Daha etkili, kamuoyu oluşturabilen bir yayın organı haline gelmek istiyor. Bunun için 20 bin rakamı bizi doyurmuyor. En az 50-100 bin arasında bir tiraj hedefliyoruz. Bu çok uzun soluklu bir şey, ama Aksiyon'un bizzat dergicilik yapan, dergicilik yapmak isteyen çok ciddi bir haberci kadrosu var. Aksiyon kendi kadrosunu yetiştirdi. Bayrak tutanlar değişebilir ama burada böyle bir kadro var. Başarımız artarak devam edecek. İki günümüz eşit olsun istemiyoruz. | | Kategori: | | | Link Inhaber: | | | Datum: | September 08, 2011 02:22:18 PM | | Anzahl Hits: | 0 | | |
|