Gençlik iksiri
ABD'li bilim adamları, normalde 70 kez bölünüp ölen hücrelerin 100 kez bölünmesini sağladı. Böylece ebedi gençlik için ilk adım atılmış oldu
HERKES genç kalmak ve genç olmak ister. İnsanoğlu'nun bu hayali, Teksas Üniversitesi Tıp Merkezi uzmanlarının geliştirdiği mucizevi bir teknikle gerçek olma yolunda. Teksas Üniversitesi bilim adamları, hücrelerin ölümüyle başlayan yaşlılık sürecinin önüne geçilebileceğini ortaya koydu. Teksas'ta açıklanan ve yaşlanmayı durdurduğu için "Gençlik iksiri bulundu" yorumlarına neden olan yöntemle, kanser ve yaşlılığın neden olduğu bazı hastalıkların da engellenebileceği belirtildi. Projenin sorumlularından Dr. Jerry Shay, yeni yöntemin yaşlılık sonucu oluşan hastalıkların önüne geçilebilmesini sağlayacağını, hayat süresinde en azından şimdilik belirgin bir değişiklik olmayacağını belirtti.
Yaşlılığa elveda
ABD'nin saygın bilim dergilerinden Journal Science'da yarın yayınlanması beklenen ancak erken duyurulan makale, dünyada büyük etki yarattı. Geliştirilen, teknikle hücrelerin canlı kalması ve bölünmesinin sürmesi sağlanarak, insan derisinin kırışmasından görme bozukluğuna değin çok geniş bir yelpazede yaşlılıktan kaynaklanan kusurların önüne geçilebiliyor. Bu tekniğin yaygın kullanımı için en az beş yıl daha çalışılması gerektiğini kaydeden Dr. Jerry Shay, yaşlılık sürecini kolaylaştıran ve ilerleyen yaşlarda bile genç görünmeyi sağlayan tekniğin ayrıntılarını şöyle anlattı: "Teknik temelde, hücreye bir gen enjekte edilerek uzunca bir süre için yaşlılık sonucu ölüm engelleniyor. Normal olarak ömür boyunca hücreler 70 kez bölünüyor ve her bölünmede doğal olarak yapısında bulunan 'telomer' isimli kromozomun bir kısmını yitiriyor. Telomere'nin tükenmesi durumunda hücre, bölünme işlemini bir kez daha gerçekleştiremeyerek ölüyor. Telomer'i bir biyoloji saatine benzetirsek, bu kromozomun azalarak tükenmesi, yaşlılık sürecini harekete geçiren en önemli etken."
Mucize enzim
Shay, bazı kanserli ve üreme organı hücrelerinin telomeri yapısında içeren "telomerase" enzimini kendiliğinden salgıladığını ve bu enzimin telomerin azalmasını engelleyici bir işlevi bulunduğunu da belirtti. Laboratuvar ortamında, telomerasin ürettiği geni insan hücresine nakledebildiklerini söyleyen Shay, bu sayede hücrelerin 'bölünebilirliğini' sürdürdüğünü açıkladı. Shay, bir ömür süresince 70 kez bölünen hücrenin, 100 kez bölünmesini sağladıklarını ve şimdiye kadar herhangi bir yan etkiye rastlamadıklarını belirtti. Araştırma sırasında bilim adamları, yaşlılık sonucu ortaya çıkan ileri derecede görme bozukluğuna sahip retina tabakasından alınmış göz hücreleri kullandı. Hücrelerdeki hasar, telomer enzimi eklenerek giderildi ve hücreler bölünmeye başladı. Proje sorumlularından Dr.Woodring Wright, uygulanan yöntemi, "80 bin km. ömrü olan bir aracın motorunu değiştirmek gibi. Bu teknikle motorun ömrü uzuyor. Gençleşip, dinamikleşiyor. Ancak sonsuza kadar çalışmıyor" örneğiyle açıklarken, hücrelerin yaşlanarak öldüğünü otuz yıl önce ortaya çıkaran California Üniversitesi'nden Dr. Leonard Hayflick de yeni yöntemi tıp alanında gerçekleştirilen en büyük buluşlardan biri olarak niteledi.
Eleştiriler de var
Tıp dünyasını çalkalayan yeni yöntem, bazı uzmanların tepkisini de çekti. "Telomer kısalması" olarak tanımlanan doğal sürecin özellikle insan hücrelerinin kanserleşmesini önlediğine dikkat çeken bilim adamları, "Hücre bölünmesine bu tür bir yapay bir müdahale, kansere davetiye çıkarabilir" uyanırısında bulundu.
|