Hoş Geldiniz

• 2/27/2006 - ŞiiR KÖŞESi1

ŞiiR KÖŞESi

Şiir aslında hayatımızın bir parçasıdır,çoğu zaman içimizdeki hislerimizi dile getiren güzel bir sanattır.. kimi zaman karşımızdaki söylemek isteyipte söylüyemediğimiz çok şeyi anlatır..

 

 

AYNA

Kırılınca bir büyük ayna
Şarkılar da yarım
Büyü bozuldu, durdu saatler
Suda suretimiz asılı kaldı.
Yoktu, şehirler gezdim ülkeler
Düşlerim sahipsiz kaldı
Ve şimdi kim bilir nerdeler
Gül güle değdi solmuş kaldı.
Anıları öğütür değirmenler
Bir aşk söyleyin ki bana
Daha başlarken ölmedeler.

Kırılınca bir büyük ayna
Aşk bitti şarkılar yarım.

 

 

 

Evinamın

Ruj liber çavemın bi şevgi tari ,
Dı hatın bermın hışku ek cari,
Zanım jımın dur ket hevdi vi vari.
Ji desmın derket gulen bıhari.....

Ez jde dığanzım rıhemın bıstını,
Kesekdi vekmın viderdi nebinı....
Zanım kes tıninı sermın bı ğünı..
Veber guhemın her dem dengi terkine...

El beğte veme belağeş mın vekın,,,,,,
Ji iri pede pırsaşmınnekın ,,
Dıle mın kule brinamın venekın,,
Besmın bı işinin gulım gelekin...

 

 

 

SERENAD

yeşil pencerenden bir gül at bana,
Işıklarla dolsun kalbimin içi.
Geldim işte mevsim gibi kapına
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.

Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak,
Ben aşkımla bahar getirdim sana;
Tozlu yollarından geçtim uzak
İklimden şarkılar getirdim sana.

Şeffaf damlalarla titreyen, ağır
Goncanın altında bükülmüş her sak.
Senin için dallardan süzülen ıtır,
Senin için karanfil, yasemin, zambak...

Bir kuş sesi gelir dudaklarından;
Gözlerin, gönlümde açan nergisler.
Düşen öpüşlerdir dudaklarından
Mor akasyalarda ürperen seher.

Pencerenden bir gül attığın zaman
Işıkla dolacak kalbimin içi.
Geçiyorum mevsim gibi kapından
Gözlerimde bulut, saçlarımda çığ.

 

 

ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ

Gözleri gözlerime değince
Felaketim olurdu ağlardım
Beni sevmiyordun bilirdim
Bir sevdiğin vardı duyardım
Çöp gibi bir oğlan ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce
Ne vakit karşımda görsem
Öldüreceğimden korkardım
Felaketim olurdu ağlardım.

Ne vakit Maçka’dan geçsem
Limanda hep gemiler olurdu
Ağaçlar kuş gibi gülerdi
Bir rüzgar aklımı alırdı.
Sessizce bir cigara yakardın
Parmaklarımın ucunu yakardın
Kirpiklerini eğerdin bakardın
Üşürdüm içim ürperirdi
Felaketim olurdu ağlardım.

Akşamlar bir roman gibi biterdi
Jezabel kan içinde yatardı
Limandan bir gemi giderdi
Sen kalkıp ona giderdin
Benzin mum gibi giderdin
Sabaha kadar kalırdın
Hayırsızın biriydi fikrimce
Güldü mü cenazeye benzerdi
Hele seni kollarına aldı mı
Felaketim olurdu ağlardım.

 

 

 

 

Bu gün değil yarınımsın sen

Bir dilin bütün sözcüklerini kullansam seni tarif edemeyeceğimi biliyorum.
Ulaşılmaz oldun hep; dokunmak, hissetmek ve dolu dolu yaşamak isterken seni,
Payıma düşen her şeyi erteledim.
Ama erteleyemediğim bir şey vardı, sana benziyordu.
Su olsan dokunduğumda bozulurdun, bozulmayan bir şey;sin...

Gidilecek bir yer olsa sonu olurdu, sonu olmayan bir şey;sin...
Uykuda görülecek bir rüya olsa uyanırdım, beni rüyamdan uyandırmayacak bir şey sin...
Simsiyah saçların olsun istiyorum, ama bahtın değil...
O gün seni gözlerinden, Anafatmadan, üç ırmağın birleştiği yerinden öpeyim desem, aklına ırmaklar gelir.
Düşün ki yılan dağından aşağı iniyoruz ve dünyada sadece iki kişilik türkü kalmış, onu söylüyoruz.
Öyle bir şey;sin sen...
Seni düşündükçe yoruluyorum desem dünyanın en büyük yalanı olur.
Yalanım yok...

Bu günden yarına ne kalır bilmem, ama sen kalırsın tıpkı yatağı değişmeyen bir ırmak gibi...
Yaşadıklarımız azdı, zamana sığmadık yaşamak isterken her şeyi.
Bu gün şarkı söylüyorsam, o gün şarkı değil, şarkı gibi seni yaşamak isterim.
Halkıma benziyordun, bir yanın göç, bir yanın toprak kokuyordu hep.
Gezmediğim yerin kalmadı, bazen yasaklandın bana, bazen suç gibi boynumda taşıdım seni.

Yedi telli sazımla bile tam anlatamadım.
Sen bir uçurum gülüydün, ellerimi her uzattığımda bin kırıkla geri döndüm.
Yasaların bile tanımlayamadığı bir şey;sin sen.
Haritalara sığmazdın, her ülkede bir başka gülüyordun, uzundun, inceydin, dokunduğumda nereli olduğumu seninle hatırlardım.
Bana hep kendimi hatırlatan bir şey;sin sen...
Uzaksın, yakınsın, özlenensin ama bugün değil, yarın gibi bie şey sin sen...

Bugün her şeyi değiştirmek için çabalarken, sen değişmeyen olarak duruyorsun karşımda.
Kabul ediyorum. Dünyaya bu kalsın, ama sen bilme...
Dünyada kaç iklim, kaç zulüm, kaç ölüm var? Bir seni bunların karşısına koymak nasıldır bilemezsin.
Bilme!..



Bugün her ölümle biraz ölürken, seni düşündükçe hayata dönüyorum yeniden.
Gecenin en karanlık yerindeyim, bir sigara ateşinin aydınlattığı kadar ışık bile olsan yine de istiyorum seni.
Sadece benim seni anladığım, kimsenin unutmamak için defterine not düşmediği, ama hayatımda hep bir dipnot olarak kalan kendi yasaklarım gibi unutmuyorum seni.

Dağları delmiyorum, inmek istiyorum oralardan.
Hepiniz gibi aynada saçlarımı taramak, günaydın der gibi sokağa fırlamak ve şarkı söylemek istiyorum sana.

Adına aşk diyorlar, gelecek diyorlar... Bana yetmiyor. Her şarkımda sana bir adım daha yaklaşmak istiyorum.
Bir başka dilden seviyorum, kırmızıdan daha uzundur...

Gelincikler gibi bir mevsim değil, dört iklim, köşe bucak, kim ne derse desin geri dönecek yerim yok, bir kentin ortasında
çığlık çığlığa bağırarak tek başına kalsam da yine seviyorum seni.
Bu bir suç duyurusudur, kendimi ihbar ediyorum.

 

 


BİR GÜLE KAPILDIM BÜLBÜL SANDIM
KENDİMİ AÇTIM BAŞIMDAN AKTÜLBENDİMİ,
DİNLEMEDİM KİMSEYİ GEÇTİM NİCE BENDİMİ
BEN NE HALE GELDİM GÜL ÖĞRENDİMİ.?
BAYKUŞLARI GÖRDÜM GÜLE KONMUŞ AĞLADIM,
GÖREN GÖZLER GÖRMESİN DİYE DAĞLADIM,
GÖNÜL DURMİYORDU ZİNCİRLERLE BAĞLADIM,
BEN NE HALE GELDİM GÜL ÖĞRENDİMİ.?

 

 


HER ŞEY SENDE GİZLİ
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif ..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü ..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin ..
Yaşadıklarını kâr sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün ..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin ..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...

mevlana gülü

ÖMRÜMCE

Ben ömrümce köylere gittim.
Taşlar arasından ıssız yollardan
Garip akşamlar içine

Tek başına ışıdığı yere okulların
Avuçlarımla yüreğimi götürdüm
Nedir çekisi kişinin
Gördüm orada gördüm
Eğildim kardeşçe toprağa
Yüzlerini çizdim öğrencilerin
Gözlerini yıldız yıldız
Bir umut sardı gönlümü
Dağbaşlarını ısıttı sevgim...


Dalında açılan gül


YALANCI BAHAR

Mutluluk sıkışmışken zamanın çıkmazlarında,
Saatim hep aynı kedere ayarlıyken,
Hüzün aşıkken bakışlarıma,
Yalancı baharlar, gözyaşı getiriyorlar kapıma,
Aldanıyorum umut maskesi takmış, hıçkırıklara.

Yıllar umursamaz ve hovardayken,
Yaşadığım her aşk bir savaş, her savaş bir yıkımken,
Yorgun bedenimin ayrılığa daha borcu bitmemişken,
Düşüncen tüm benliğime sinmişken,
Hayat, dikenli tellerini örüyor üzerimde,
Kurtulmaya çalıştıkça sensizlik kanıyorum,
Kanadıkça kurtulmaya çalışıyorum.

Kalbimi sökerken yerinden, ellerinle,
Nefessiz bırakırken, karanlık dar odalarda,
Savururken bedenimi acımasızca, rüzgarınla,
Bakışların sabır olup çıkıyor karşıma,
Kızamıyorum, azar azar yok olmama rağmen sana...

 

 

SUSMA

Herkes sevebilirmiş kendini seveni
İmkansızı sevmekmiş daha önemlisi
Önemli olan imkansıza sevdirmekmiş kendini
Kalbin beni hedef alıyor, benimki başka kalbi
Nasıl çözeriz bu denklemi
Susma, söyle sevgili
Vicdanım rahat eder mi, imkansıza koşarken
Nasıl mutlu oluruz seninle
Aklımda o varken
Asıl sevgi, izin vermek mi gitmeme
Bile bile kalbini yerinden sökerken
Susma söyle sevgili
Kalbim gözlerimin önünde
Sürüklüyor bedenimi bilmediğim yerlere
Yol gösterir misin karanlık gecelerde
Susma söyle sevgili...

 

SENİN GİBİ

Aşkı bakışlarında aradım yıllar yılı
Andım ismini ta sabahlara kadar
Bilki seni ölümsüz bir aşkla sevmişim
Gönül tahtına eş seçtim bir güzel senin gibi

Kazıdımda ismini kalbimin has yerine
Yıkadım gözlerimden dökülen yaşlarla
İçtim ta fecre kadar onları yudum yudum
Gönlüme eş aradım bir güzel senin gibi

Elbet gönüllerde birgün sabah olacak
Bizim şu ruhumuz aydınlıkla dolacak
Dökülen gözyaşları kuruyacak duracak
Ve eş olacak bana bir güzel senin gibi...

Post A Comment! :: Send to a Friend!

About Me

YusuF

Links

Anasayfa
Ben Kimim?
Arsiv
arkadaslarim
Email yaz
aciklama
<%LinkTitle%>

Dost siteler

astroloji
bayanlara
Buyuklericin
geyikler
Hazirmesajlar
komikyazilar
saglik
britney
Beyza
MerkezSurucuKursu
manzaram
aaaeee
fenbilgisi
kamugorkem
Entry 5 of 29
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa
Uykusuzluk

Dilekçe Örnekleri

ELEMAN ARANIYOR

Laser Epilasyon

seni seviyorum

MİDE AĞRISI


ÖKSÜRÜK

Bel fıtığı Bel Ağrısı

ŞEKER HASTALIĞI

DEPRESYON